Müzik bilgi
Sayfanın son güncelleme tarihi : 26.03.2014=======BAŞADÖN=================================
GİTAR AKORLARI
Akor , birden fazla notanın aynı anda basılmasına denir. Gitarda akorlar MİNÖR ve MAJÖR akorlar olmak üzere ikiye ayrılır. Minör Akorlar, genellikle duygusal şarkılarda kullanılır . Majör Akorlar ise genellikle marşlarda kullanılmaktadır. Akorlar Notaların anlamına gelen terimlerdir.
do = c
re = d
mi = e
fa = f
sol = g
la = a
si = b
minör: notalar arasındaki 1 tam, 1 yarım, 2 tam, 1 yarım, 2 tam ses aralıklarına sahip gam türü.
mesela do minör gamı: do, re, mi bemol, fa, sol, la bemol, si bemol, do
akor basarken notanın yanına m olarak yazılır.mesela mi minör = Em
majör: sırasıyla 2 tam, 1 yarım, 3 tam, 1 yarım aralıktan oluşam gam.
mesela re majör gamı: re, mi, fa diyez, sol, la, si, do
Şimdide hangi telin ne notası olduğunu öğrenelim
yukardan aşağıya sırasıyla;
1. tel = mi
2. tel = la
3. tel = re
4. tel = sol
5. tel = si
6. tel = mi
En üstteki tel en kalın teldir .Bi gitarda perde sayısı sabit olmamakla birlikte genelde elektro olanlarda 22-23 tanedir. Klasiklerde perdeler daha geniş olur dolayısıyla perde sayısı daha azdır.
Şimdi simple chords denilen gitarı ilk kez çalanların bile çalabileceği akorları öğrenelim:
E akoru - Mi major(üstten 2. telde 2. perde,3.telde 2.perde,4.telde 1. perde):
Am akoru - La minör(üstten 3. telde 2. perde,4.telde 2. perde,5.telde 1.perde)
Em akoru - Mi minör(üstten 2.telde 2.perde,3.telde 2.perde)
C akoru - Do major(üstten 2.telde 3.perde,3.telde 2.perde,5.telde 1.perde)
D akoru - Re major(üstten 4.telde 2.perde,5.telde 3.perde,6.telde 2.perde)
F akoru - Fa major(üstten 2.tel 3.perde,3.tel 3.perde,4.tel 2.perde + işaret parmak 1. perdeye komple basmalıdır.Buna "bare" denir.)
G akoru - Sol major(üstten 1.tel 3.perde,2.tel 2.perde,5.tel 3.perde,6.tel 3.perde)
=======BAŞADÖN=================================
SINIFTA UYGULANACAK SES EĞİTİMİ
Ülkemizde yaşamakta olan müzik ve söyleme biçimlerini özetlerken, bunların sınıfta yapılacak ses eğitimine, çeşitli nedenlerle temel ve örnek olamayacağını belirtmiştik. bu duruma göre, dilediğimiz amaca ulaşabilmek için, sınıfta uygulanacak ses eğitiminin niteliklerini belirleyerek, onu açık bir biçimde tanımlayalım.
Sınıfta uygulayacağımız ses eğitimi, toplu ses eğitiminin ana ögelerinden gereği gibi yararlanılarak, birlikte şarkı söylemeye elverişli, yumuşak, kaynaşabilen, etkili, ana dilimizin özelliklerini ve ses eğitiminin genel kurallarını içeren halkımız ve sanatçılarımızın yadırgamadan dinleyebileceği, aynı zamanda, evrensel açıdan da değer taşıyan bir ses türünü oluşturmalıdır.
SINIFTA UYGULANACAK SES EĞİTİMİNİN TEMEL İLKELERİ :
1. Sınıflarımızdaki seslerin özelliklerini tüm yönleriyle tanımalıyız. Bu yapacağımız eğitimi daha bilinçli bir biçime sokacak ve bizi gerektiğinde, grup, hatta bireysel çalışmalara da itecektir.
2. Sınıfta ses eğitimi çalışmaları müzik derslerinin ayrı bir bölümü biçiminde düşünülmemeli, bu çalışmalar müzik derslerinin en doğal ve en ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Örneğin: Nefes çalışmalarıyla dersimize girmek istiyorsak, kitabımızın nefes bölümünde değinilen, (Nefesleme) çalışmalarından yararlanılabilir ve ele aldığımız şarkının bir motif ya da cümlesi, yahut da tümü nefesletilerek, nefes çalışmalarını ana konumuza bağlayabiliriz.
Bir başka müzik dersinde, ele aldığımız şarkının sözleri, bize güzel konuşma olanağı veriyorsa, o şarkının sözlerinden işe başlayarak, konuşma çalışmalarımızı, o müzik dersinin doğal bir parçası biçimine sokabiliriz.
Ses alıştırmalarıyla dersimiz arasında bir bağ kurmak istiyorsak, şarkıdan alacağımız uygun düşen, bir motif ya da bir cümleyi ses alıştırması olarak kullanabileceğimiz gibi, şarkının öğrenimini kolaylaştıracak bir alıştırmayı da, şarkıdan esinlenerek düzenleyip, yine dersimizle ses çalışmaları arasında doğal bir bağ kurabiliriz.
Küçük yaştaki bir sınıfta ele alacağımız bir şarkı, hareketle anlatıma elverişli ise, şarkı çalınarak, ya da söylenerek, müziğe uygun düşen hareketler yaptırılıp, ses eğitiminin yumuşama ve rahatlama ögesiyle de dersimiz arasında bir ilişki kurabiliriz.
3. Olanaklar el verdiği oranda, sınıfta yapılacak ses eğitimi çalışmalarında üç ana ögeye de yer verilmelidir. Yalnız, bu ögeler, önceden planlanmış dakikalar içinde sıkıştırılıp, yukarıda açıkladığımız gibi, dersten kopuk biçime sokulmamalıdır. Bu tür uygulamaların dersimizden çok zaman alacağına ve hem de müzik ders ve çalışmalarına sevimsiz ve verimsiz bir biçime sokacağına inanmalıyız.
4. Her sınıf için düzenleyeceğimiz yıllık planda, o sınıfın ses durumu da göz önüne alınarak, ele alınacak ses problemleriyle, öğreteceğimiz şarkılar arasında bir ilişki kurulmalıdır. Örneğin: Nasıl, ses eğitimini müzik dersinin doğal ve ayrılmaz bir parçası biçimine sokuyorsak, öğreteceğimiz şarkıları da ses eğitiminin çeşitli problemlerini çözmeye yarayan birer uygulama alanı olarak at düşünmeli ve seçmeliyiz.
5. Ses çalışmalarına yön vermek için, gerektiğinde en iyi örnekler öğretmen tarafından verilmeli, böylece de problemlerin çözümü kolaylaştırılmalıdır.
6. Öğretmenin vereceği örnekler yanında, plak ve teypten de iyi örnekler dinletilmeli, toplu şarkı söylemede, ses kaynaşması, renk bütünlüğü yönlerinden, koro konserleri ve bu tür örnekleri yansıtan radyo ve televizyon programlarından yararlanılmalıdır.
7. Tüm yaş dönemlerindeki çocuk ve gençlerle yapılan çalışmalarda sesler zorlanmamalı, kuvvetli ses çıkarmalarına (bağırmalarına) izin verilmemelidir.
8. Sınıfta ses bütünlüğü kurabilmek için, çalışırken ve şarkı söylerken öğrencilerin, birbirlerini dinlemeleri öğütlenmeli ve bu, alışkanlık biçimine sokulmalıdır.
9. Sınıfların ses güçleri üstüne çıkan şarkılar seçilmemeli ve bunlar öğretilmek için de, sınıf hiçbir zaman zorlanmamalıdır.
10. Sınıfta ses eğitimine, konuşma tonu ve konuşma tekniğinden girilmelidir.
11. Toplu ses eğitiminin ana ögelerinden, her yaş döneminin özellikleri göz önüne alınarak yararlanılmalıdır.
12. Ses eğitiminin en önemli teknik kuralları, öğrenciler tarafından her zaman daha çok istekli tekrar edilebilecek, tüm yönleriyle değer taşıyan ve teknik uygulamayı da belirgin bir biçimde yansıtacak olan şarkılara uygulanmalıdır.
13. Tüm yaş dönemlerindeki ses eğitimi çalışmalarında, rezonans çalışmalarına da ayrıca yer verilmeli, bu çalışmalarda öğretilen şarkılar (M) konsonu düşündürülerek ağız kapalı söyletilmelidir. Böylece hem de sesler, zaman zaman bu çalışmalarla dinlendirilmelidir.
Kaynak: Toplu Ses Eğitimi 1 – Temel Konular
Yazar: Saip Egüz
Alıntı: muzikgretmenleriyiz.net
=======BAŞADÖN=================================
İNSAN SES SINIRLARI:
Alıntı: muzikgretmenleriyiz.net
=======BAŞADÖN=================================
SANAT VE SANAT ÇEŞİTLERİ:
Güzel Sanatlar Liselerinin ders kitabında bulunan şematik anlatımın resmidir. Öğrencilerinize sanat çeşitlerini bu görsel ile anlatmanız çok kolay olacak.
Alıntı: muzikgretmenleriyiz.net
=======BAŞADÖN=================================
HEPTATONİK SCALA:
Seslerin belirli kurallara göre birbiri ardına sıralanmasıyla oluşan diziler tarih boyunca Doğu ve Batı müziklerinde farklı şekillerde kullanılmıştır. Antik Yunan’da kullanılan diziler, tam perde dizileri, on yedi sesli Arap dizileri, Hint sa-grama dizileri, pentatonik diziler bugün kullanılan dizilere kaynak oluşturmuştur. Avrupa müziğine özgü dizilerin temeli eski Yunan’da kullanılan dizilere dayanır. Majör ve minör sistemin temeli olan diyatonik dizi, bir sekizli içinde belirli bir sırayla tam ve yarım perdelerden oluşmuştur. Yunanca, dia; yoluyla, tonos; ses anlamına gelir. Bir diğer dizi, yarım perdelerin sırasıyla çıkarak ya da inerek ilerleyişiyle oluşan kromatik dizilerdir. Yunanca choroma (kroma); renk demektir. Kromatik dizi ancak on altıncı yüzyıla gelindiğinde kullanılmaya başlanmıştır. Anarmonik diziler ise yapısındaki bir küçük ikilinin bölünmesiyle iki çeyrek perdenin kullanılmasına dayanır. Sesteş olan bu perdelerin isimleri farklıdır. Yunanca enharmonios (enarmoniyos), armoniye uyarlanmış demektir. Doğu müziklerinde özellikle Çin uygarlığında kullanılan pentatonik dizilerde beş perde vardır. Yunancada penta; beş, tonik; ses demektir. Pentatonik ezgi beş sesten herhangi biriyle başlayıp herhangi bir sesle bitebilir. Pentatonik sistemin iskelet yapısını re, mi, sol, la, do sesleri oluşturur. Bu dizi içinde küçük ikili aralığıyoktur.
Bugün Batı müziğinin dayanağı olan yedi perdeden oluşan diziye heptatonik skala (dizi) denir. Yunancada hepta, yedi demektir. Antik Yunan uygarlığında müziğin fiziksel ve duygusal yönünü araştıran Phytagoras, Thales (Tales) ve daha sonra gelen felsefecilerin ses fiziği üzerine yaptıkları araştırmalar sonucunda bugün kullandığımız aralıklar hesaplanarak tam ve yarım aralıklar belirli bir düzene göre dizilmiş ve yedi nota dizisi ortaya çıkmıştır. Bilinen en eski dizileriden biri olan yedi sesli diyatonik Pythagoras dizisinde sesler ard arda altı tane tam beşli aralık alınmasıyla elde edilir. Tam beşli zinciriyle elde edilen bu sesler bir oktav içinde sıralanarak yedi sesli heptatonik dizi elde edilir.
Alıntı: muzikgretmenleriyiz.net
=======BAŞADÖN=================================
MÜZİK EĞİTİMİNİN DİĞER DERSLERE KATKISI:
Müzik eğitimi matematik ve fizikte başarıyı getiriyor. Uzmanlara göre çocukluk döneminde bireyin kendini en iyi ifade ettiği yöntem müzik. Müzik eğitimi de çocuğun matematik, fizik, dil gibi birçok alanda daha başarılı olmasına neden oluyor.
Yaşamımızdaki en önemli anahtarlardan biri olarak gösterilen müziği en iyisi çocuklardan uzak tutmamak. Ama bunun için de mutlaka müzik aleti çalması gerekmiyor. Şarkı dinlemesi, müzikle iç içe olması yeterli. İTÜ Müzikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yard.Doç.Dr. Atilla Coşkun Toksoy, çocuğun müzikle ilişkisi konusundaki soruları yanıtladı:
Çocukta müzik yeteneği nasıl anlaşılır?
Müzik yeteneği genel olarak; müziğin temel öğelerini kavrama gücünün yanı sıra müziksel okuma-yazma ve müziksel söyleme-çalma alanındaki gösterilen performanstır. Aslına bakılacak olursa tüm çocuklar yeteneklidir. Çünkü müzik, çocukluk döneminde bireyin en önemli ifade araçlarından birisidir. Günümüz gelişmiş ülkelerinde de eğitim uygulamaları bu gerçek göz önünde tutularak gerçekleştirilir. Bununla beraber bireyin bedensel, zihinsel ve duygusal süreçlerindeki gelişim çizgisi bellidir. Yetenekli çocuk, bu gelişim çizgisinin üzerinde özellik ve davranış gösteren çocuktur denilebilir. Bunlar müziksel davranışlara yansır. Örneğin; müziksel hafıza ile ilgili olarak, bir veya bir kaç kez duyduğu bir melodiyi daha sonra hatırlamak ve söylemek, doğru ve düzgün bir entonasyonla gelişim yaşının üzerindeki şarkıları söyleyebilmek, müzik dinlemeye karşı olan ilgi, müziğe bedensel ve ritmik olarak verilen tepkiler v.b. Dikkatli bir gözlemle, çocuğun müzikle olan ilgisi saptanabilir. Burada önemli olan, çocuğa doğru ve sağlıklı müziksel yaşantılar geçirebileceği ortamı yaratmaktır.
Çocuğun yeteneği varsa ne yapmalı?
Mutlaka bir uzman görüşü alınmalı. Müzik yeteneğinin ve algısının saptanmasına yönelik pek çok test bulunuyor. Bu testlerin bazıları, profesyonel müzisyen yetiştiren müzik okullarına öğrenci seçilirken kullanılır. Bunların uygulama ve değerlendirmeleri uzmanlık gerektirir.
Çocuğun hayatında müzik olmalı mı?
Çocuğun hayatında müzik önemli bir yere sahiptir. Anne-baba olarak bizlerin bu önemi kavramımız işleri büyük ölçüde kolaylaştırır. Aileler çoğunlukla bize; “Hocam, çocuğumun müziğe karşı yeteneği var mı? Bir çalgı çalabilir mi?” sorusu ile gelir. Oysa asıl soru, “Müzik eğitimi almanın başka bir deyişle bir çalgı ile uğraşmanın çocuğa ne gibi faydaları olur” şeklinde olmalı. Yapılan araştırmalar, müzik eğitimi alan çocukların matematik, dil, fizik gibi birçok alanda daha yüksek zeka gösterdiğini sosyolojik ve istatiksel olarak kanıtlamıştır. Yine araştırmalar sonucu, müzikle uğraşmanın ve müzik üretmenin beynin anatomik ve fiziksel yapısını etkilediği ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, müzik yaşantımızdaki anahtarlardan birisidir. Her çocuğun kendi ilgi ve potansiyeli doğrultusunda bu anahtarı kullanmaya hakkı vardır.
Hangi yaşta hangi müzik eğitimi alınmalı?
Temel müzik eğitimi, okul çağında (günümüzde anne karnında!) başlayan ve çocuğa temel müziksel yaşantıları sunan süreçtir. Bu sürecin sağlıklı, doğru ve verimli geçmesi, bireyin geri kalan tüm yaşantısında müzikle olan ilişkilerini belirler. Okul öncesi ve ilköğretim çağındaki müzik dersleri bu yönden büyük önem taşıyor. Amatör müzik eğitimi ise; bireyin bir çalgı veya sesi üzerine kendi isteği doğrultusunda, profesyonel bir amaç gütmeksizin aldığı eğitim ve öğretim süreci olarak tanımlanabilir. Temel müzik eğitimini takiben veya bu süreç içindeki uygun bir zamanda başlanabilir ve ömür boyu sürebilir. Profesyonel müzik eğitimi ise, bireyin performans sanatçısı diğer bir deyişle konser sanatçısı olarak yetişmesine yöneliktir ve onu destekleyen temel ve amatör müzik eğitiminden içerik ve süreç olarak oldukça farklıdır.
Anne babalar ve öğretmenler bu konuda ne yapmalı?
Bu konuda okul-aile işbirliği ön plana çıkıyor. Anne ve babaların görevi çocuklarına uygun müziksel ortamları yaratmak ise öğretmenin görevi de temel müzik yaşantıları ile çocuklara müzik sevgisini kazandırmak, bir yandan da onları gözlemektir. Bu gözlem sonucu aileyi doğru ortam ve süreçlere yönlendirmek öğretmenin sorumluluğundadır. Her çocuk yeteneklidir. Sizinki de… Ancak onun yeteneğini keşfetmesi ve bundan keyif duyması sizin elinizde. Onu, her bireyin “kendine özgü” özellikleri olduğunu göz ardı etmeden ve kimse ile karşılaştırmadan destekleyin. Çocuğunuzun ne kadar yetenekli olduğunu sorgulamaktan öte onu doğru ellere teslim etmeniz gerekir. Çocuğunuzun potansiyelini en doğru şekilde değerlendirecek, pedagojik formasyona sahip uzmanlar gözetiminde müzik eğitimi alması gerekir. Ülkemizde, pek çok kuruluş bu konuda hizmet veriyor. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı çatısı altındaki EME (Erken Müzik Eğitimi) ve CAKA (Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları) programları bunlara örnek gösterilebilir.
Alıntı: muzikgretmenleriyiz.net
=======BAŞADÖN=================================
İNTERNET VE MÜZİK :
Doç. Dr. Belir Tecimer*
MÜZED, Kış 2006,
Sayı 15, Sayfa 8-9.
Yirmibirinci yüzyıla damgasını vuran ve öğrenmenin hiç bir zaman çok geç olmadığına dayalı olan “yaşam boyu eğitim” modelinin, yakın bir gelecekte uzaktan eğitim konusunda dünyada büyük bir patlamaya yol açması beklenmektedir. Yaşam boyu öğrenmeyi gerçek kılan ise teknolojinin ta kendisidir.
Teknolojik gelişmeler bu yeni eğitim yönelimleri konusunda toplumsal yaşamın her alanında değişime neden olmakta ve özellikle eğitim kurumlarının yapı ve işlevlerini de etkilemektedir. Günümüzde, teknoloji okul öncesi sınıflarından, üniversite ders programlarına kadar girmiştir. Pek çok kişinin günlük yaşamında bilgisayar ve diğer elektronik araçları kullanması, elektronik ürünlerin giderek daha karmaşık, daha küçük, kolay taşınabilir ve daha çok ucuzlamasına neden olmuş ve sonuç olarak kullanımı giderek dahada yaygınlaşmıştır.
Teknoloji, öğrenmeyi kişiye özel ve kişisel bir tecrübe haline getirerek, bireyi en üst düzeyde motive etmektedir. Bireyler istedikleri şeyi, istedikleri zaman, yaşamlarının her aşamasında öğrenebilirler. Özellikle geleneksel eğitim modelleri ile zorluk çeken yetişkinler ve çocuklar için teknoloji ile öğrenme, başarının başkaları tarafından yargılanmasını önler ve kişinin istediği hızda öğrenmesine olanak tanır.
İnanılmaz ölçüde elektronik aracın yaratılması şüphesiz okullardaki müzik eğitimi ve öğretimini de doğrudan etkilemektedir. Artık dünyanın pek çok ülkesinde, diğer eğitim alanlarında olduğu gibi müzik eğitiminin her düzeyinde dersler teknoloji desteği ile yürütülmektedir. Müzik teknolojisindeki son gelişmeler hem öğretmene, hem de müzik öğrencisine müzik kuramları, müzik tarihi, müzik literatürü, müzik eğitimi ve performans gibi temel müzik alanlarında yeni olanaklar sunmaktadır. Müzik eğitimcileri hem kendi, hem de öğrencilerinin bilgi ve becerilerini geliştirmek, performanslarını artırmak, çalgı çalabilme veya söyleyebilme yeteneklerini geliştirmek, yaratıcılıklarını ve motivasyonlarını artırmak için internet, televizyon, video, video kamera, DVD, CD, CD-ROM, elektronik piyanolar, bilgisayar, bilgisayar yazılım programları (software), MIDI vb. teknolojileri müzik sınıflarına taşımaktadırlar.
Teknolojinin müzik eğitiminde kullanılmasının amacı öğretmen ile öğrenci arasındaki iletişimi kaldırmak veya klasik eğitim sistemini yıkmak değil, sunmuş olduğu avantajları destekleyici kaynak olarak kullanmaktır. Geleneksel müzik eğitimi, teknolojinin kullanımı ile artık daha etkili ve çok boyutlu hale gelmiş, yeni teknolojiler müzik öğrenme ortamını “teknolojik öğrenme merkezi”ne dönüştürmüştür.
İnternet günümüzde artık insan hayatının vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Genellikle e-mail yollamak veya almak, her hangi bir konuda araştırma yapmak, bir şey satın almak insanların günlük alışkanlıkları arasına girmiştir. İnternette özellikle herhangi bir konuda dünyanın dört bir tarafından sunulan bilgi ise inanılmaz bir düzeydedir.
* GÜFEF, Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğr.Üyesi
İnternetin getirdiği imkanlar ile artık dünyanın pek çok yerinde bazı üniversiteler internet aracılığı ile “uzaktan müzik eğitimi” vermektedir. Bu dersler, daha çok öğretmenin sınıfta öğrencileri ile yüz yüze yaptığı dersleri destekleyici olarak kullanılmaktadır. İnternet ile müzik alanında uzaktan eğitim, öğrencilerin yanı sıra meslek hayatına atılmış müzisyenlerin ve müzik eğitimcilerinin ve hatta müzikseverlerin yaşam boyu eğitimlerine de katkı sağlamaktadır. Web-tabanlı eğitim materyalleri, CD-ROM, yazılım programları, e-mail ve tartışma alanları ile sanal ortamda öğrenciler için verilen derslerin yönetimi oldukça kolaydır. Eğitim sistemine web adresinden giriş yapılarak, derslere kayıt yaptırmak yeterli olmaktadır. Ders öğretmeni, sanal ortamda öğrenme yöntemlerini, ders içeriklerini, tartışmaları, değerlendirmeleri, ödevleri vb. tanımlayabilmektedir. Sanal sınıf araçları ile canlı ve eş-zamanlı iletişim sağlanabilmektedir. Örneğin, metin tabanlı sohbet ortamı oluşturulabilmekte ve web kameraları ile görüntülü iletişim kurulabilmektedir. Öğrenciler ders esnasında soru sorabilmekte ve öğretmen bu soruları eş zamanlı olarak cevaplayabilmektedir. Öğretmen, değerlendirme testleri, soru bankaları ve alıştırma sınavları hazırlamakta ve bunlar otomatik olarak değerlendirilebilmektedir. Hatta, öğrencilerin ders içerikleriyle ne kadar etkileşebildiklerini ve derse devam edip, etmediklerini de izlemek mümkündür.
Mevcut internet ile yetinmeyen dünyanın çeşitli ülkelerinden 200’den fazla üniversite, endüstri ve hükümetler “İnternet2” olarak adlandırılan yeni bir proje üzerinde çalışmaktadır. İnternet2 projesinin amacı, bugün kullanılan internetten daha ileri düzeyde bir haberleşme ağı ve teknolojisi oluşturmaktır. Kurulacak daha hızlı, daha güçlü bir iletişim ağı ile CD kalitesinde ses ve görüntü elde etmeye çalışılmaktadır. Bu proje ile katılımcı üniversiteler arasında hali hazırda deneme çalışmaları yapılmaya başlanmış ve İnternet2 eğitim amaçlı olarak bazı üniversitelerin dersliklerine girmiş bulunmaktadır.
İnternet2’nin sunduğu daha mükemmel haberleşme ağı müzik eğitimi alanında yeni bir kapı açmaktadır. Artık video-konferans teknolojisi ile bir müzik eğitimcisi, uzaktaki öğrencisi ile örneğin keman dersi yapabilmektedir. Hatta, öğretmen dünyanın diğer ucundaki ünlü bir müzisyeni dersine davet edebilmekte, birbirlerini daha iyi duyarak, daha iyi görerek estetik değerlendirmeler yapabilmektedirler. Böyle bir tecrübe öğrenciler için hiç şüphesiz inanılmaz bir öğrenme ve motivasyon kaynağı olmaktadır.
Eğitim kurumlarının vermiş olduğu uzaktan eğitime ek olarak internet, müzik ve eğitimi konusunda pek çok sitede müzik bilgileri içermekte ve müzik eserlerinin dinlenebilmesi için oldukça geniş bir kaynak oluşturmaktadır. Müzik eğitimcileri internetin sunduğu bu bilgileri ders içerisinde kullanabileceği gibi, öğrencilerinden ders dışında alıştırmalar yapmasını da isteyebilecektir. İnternet ortamında sunulan yazılım programları hiç kuşkusuz hem öğrencilere, hem de öğretmenlere inanılmaz kapılar açmaktadır.
Nota web sayfaları her çeşit müziği dinlemek, kopyalamak veya üzerinde çalışmak için önemli bir kaynak oluşturmaktadır. İnternette sunulan bir müzik eserini dinleyebilmek, notasını görebilmek ve bir kopyasını alabilmek için ayrı bilgisayar yazılım programlarına ihtiyaç vardır. Sibelius’un Scorch, Adobe Reader (5.0 veya üstü) ve Quicktime internetteki notaları kopyalayabilmek için yine internette sunulan yazılım programlarıdır. İnternetten ücretsiz olarak eserlerin ses kayıt ve notasının kopyalanmasına izin veren web sayfalarından bazıları şunlardır:
• Sibelius Music (www.sibeliusmusic.com),
• Sheet Music Online (Yaprak nota) (www.sheetmusic1.com),
www.muzikegitimcileri.net
• The Sheet Music Archive (Müzik arşivi) (www.sheetmusicarchive.net),
• Music Scores (Notalar) (www.music-scores.com),
• Easy Sheet Music (Kolay yaprak notalar) (www.easysheetmusic.com),
• All Piano Sheet Music (Piyano yaprak notaları) (www.allpianosheetmusic.com),
• 247 Sheet Music (247 yaprak nota) (www.247sheetmusic.com/downloads),
• Yamaha (www.yamahamusicsoft.com) ve
• The Mutopia Project (www.mutopiaproject.org).
Müzik tarihi, bestecilerin hayat hikayeleri ve müzik terminolojisi web sayfalarından hem ders esnasında, hem de ders dışında yararlanmak mümkündür. Bu sayfalardan bazıları:
• Virginia Tech Multimedia Music Dictionary (Müzik sözlüğü) (www.music.vt.edu/musicdictionary/),
• Essentials of Music (Müziğin temelleri) (www.essentialsofmusic.com),
• Worldwide Internet Music Resources: Composers (Besteciler) (http://www.music.indiana.edu/music_resources/composer.html),
• Music History 102: A Guide to Western Composers and Their Music from the Middle Ages to the Present
(Müzik tarihi) (www.ipl.org/exhibit/mushist/),
• The Classical Music Navigator (Klasik müzik kılavuzu) (www.wku.edu/~smithch/music/ index2.htm),
• Learning Zone from Naxos (Öğrenme merkezi) (www.naxos.com/newdesign/fcomposers.files/bcomposers.asp) ve
• Dr. Estrella’s Incredible Abridged Dictionary of Composers (Besteciler sözlüğü) (www.stevenestrella.com/composers) belirtilen konularda hazırlanmış web sayfalarından sadece bazılarıdır.
Müzik teorisi sitelerinin sunmuş olduğu ritm, nota okuma, teori, deşifre yapma, diziler vb. konularda alıştırmalar farklı düzeydeki öğrenciler için hazırlanmıştır. Bu sayfalardan bazıları,
• PracticeSpot: Ideas and Resources for Great Music Lessons (Alıştırmalar) (www.practice spot.com),
• Ricci Adams’ Music Theory (Müzik teori) (www.musictheory.net),
• Theory on the Web: An On-line, Hypertext for Music Theory (Müzik teori) (www.smu.edu/totw/) ve
• Introduction to Music Theory and Aural Skills (Müzik teori ve kulak eğitimi) (www.murraystate.edu/qacd/cfac/music/mus109entry.htm) dir.
Müzisyenler ve müzik eğitimcileri, interneti bilgi edinme ve haberleşme amaçlarının yanı sıra kendi fikirlerini diğer insanlarla paylaşabilmek için kişisel siteler hazırlamak yoluyla kullanmaktadırlar. Bu sitelerde genellikle kişisel bilgilere, müzik, müzik eğitimi, öğretim yöntemleri, müzik öğretim araçları vb. sayfalara yer verilmektedir. Kişiler, bu siteler ve e- mail aracılığı ile diğer müzisyenler ile çabuk ve kolay bir haberleşme ağı kurabilmektedirler.
Bu kişilerin web sayfalarına on-line araştırmalar yapılarak ulaşılabilmektedir.
Kişisel web sayfalarının yanı sıra, genel anlamda, daha kapsamlı ve Türkçe hazırlanmış müzik siteleri de vardır. Bu sitelerden en büyüğü Beethoven’e adanmış olan “Beethoven Klasik Müzik Sitesi” (http://www.beethovenlives.net) dir. Bu sitede Beethoven’in hayatı ve eserlerinin yanı sıra çalgılar, müzik sözlüğü, müzikle ilgili yazılar ve makaleler, nota arşivi, nota öğretimi, MP3 ve pek çok link mevcuttur.
“Müzik Eğitimcileri Sitesi” (http://www.muzikegitimcileri.net) ise müzik eğitimi alanında ulusal veri bankası olarak tasarlanmış bir başka sitedir. Bu sitede yine pek çok bilimsel araştırmalar, yayınlar, Türkiye’deki müzik okulları, indirilebilecek müzik eserleri, müzikle ilgili duyurular, linkler, serbest kürsü vb. pek çok sayfa mevcuttur. Ancak unutulmaması gereken bir şey var ki, internette sunulan web sayfaları hergün değişebilmekte ve arama yapıldığı zaman bazıları aktif olmayabilmektedir.
Sonuç olarak, geleneksel eğitim ortamındaki öğretmen ve öğrenci etkileşiminin yerini hiç bir şey alamayacaktır. Ancak, teknolojinin sunduğu kaynaklar müzik öğretimine farklı bir yaklaşım getirmektedir. Herkes müzik teknolojisini kullanmayı seçmeyebilir, ancak teknolojinin eğitime olan olumlu etkilerini gözardı etmek bir hata olacaktır. Çünkü, teknoloji müzik eğitimine kaliteli ve etkili bir eğitim için inanılmaz olanaklar sunmaktadır. Türkiye’de müzik eğitimi veren üniversitelerin uzaktan eğitim imkanları yaratması, öğrencilerin yanı sıra müzisyenlerin ve müzik eğitimcilerinin mezuniyet sonrası eğitimleri için de oldukça önem taşımaktadır. Ayrıca, yeni müzik siteleri ve Türkçe yazılım programları hazırlanmalı ve on-line forumlar oluşturularak müzik eğitimi konusunda bilgi değişimi sağlanmalıdır.
KAYNAKLAR
Avrupa Birliği Ülkelerinde Yükseköğretim. http://www.yok.edu.tr/egitim/avrupa.doc (08/12/2005). Edwards, Carol (May 1993). Life-Long Learning. Communications of the Association of Computing Machinery, 36 (5), 76.
Internet2. (1996-2005). http://www.internet2.edu (15 Eylül, 2006)
The Music Technology Guide (2002-2003). Akron, Ohio: Lentine’s Music Inc.
Alıntı: muzikgretmenleriyiz.net
=======BAŞADÖN=================================
CAZ KRONOLOJİSİ :
Derleyen: Elvan Duygu Gülay
1900-1902
Louis Armstrong New Orleans’ ta doğdu (2).
Bu yıllarda plak sanayii henüz gelişmemiş olduğundan eğlence için evlerde piyano çalınırdı. Çocuklara klasik piyano dersleri aldırılırdı (2).
1903-1904 Jerry Roll Morton (piyanist, besteci), genelevlerde çalardı. Gerek bireysel yetenek, gerekse müzik bilgisi açısından çok üstündü. Ragtime stilini blues etkisindeki caza değiştirdi. Siyah halk müziği Amerika’ da yaygınlaşmaya başladı (2, 3).
1905-1906 W. C. Handy’ nin blues kalıbı ile yaptığı besteler (“St. Louis Blues” gibi) ağızdan ağıza dolaşıyor, hızla yayılıyordu (2). Blue Book , ragtime çalan müzikli New Orleans randevuevlerinin ayrıntılı bir rehberi idi (2). Polkalar Afrika ritmi ile iç içe geçerek cazın ilk malzemesini oluşturdu (3).
1907-1908 Buddy Bolden ‘ in (trompet), 1890′ lardan beri, blues ve rag etkileri taşıyan müziği New Orleans’ ta fırtına gibi esmişti. Bolden 1907′ de aklını kaçırınca hastaneye yatırıldı (2,3). Jerry Roll Morton turneler yapıyor, müziğini Amerika’ nın pek çok yerine taşıyordu. Siyah orkestralar artık beyazların devam ettiği yerlerde de düzenli biçimde dans müziği çalıyordu. Bu orkestralarda nefesliler, davul, kontrbas, gitar ve kemanlar vardı (1, 2, 3). Hot Music: Caz öncesi yıllarda ritmik ragtime müziği (3)
1909-1910
Bandolar pikniklerde, cenaze ve resmi geçitlerde araba üzerinde dans müziği çalardı (3). Halk müzisyenleri iş başı şarkılarında keman kullanmaya başladı (3).Çiftleri yakınlaştıran basit figürlü danslar moda oldu, dans salonlarının sayısı arttı (3).
1911-1912 Genç beyazlar siyahların müziğini çalmaya başladılar. “Papa” Jack Laine, New Orleans’ ın en saygın beyaz sokak bandosu şefi idi. Original Dixieland Jazz Band üyelerin- den Nick La Rocca’ yı o yetiştirmişti (3). Mississipi nehir gemilerinde çalınan dans müziği Amerika’ nın içlerine yayılıyordu (1, 2, 3, . Yürüyen orkestralar swing ritmine geçiş yaptı (3).
1913-1914 Scott Joplin (ragtime kralı) “Maple Leaf Rag” “Piyanist” gibi besteleri çok ünlü ol- muştu. Bu yıllarda tutku ile ünlü ragtime operası “Treemonisha” yı yazıyordu (1, 3). Louis Armstrong kimsesizler yurdunda kornette ustalaşmaya başladı (3, 6). Pekçok caz şarkısının esin kaynağı olan ragtime rüzgarı dinmeye başlamıştı (3). Kayıt teknolojisinin gelişmesi ile evlerde yavaş yavaş ilk plaklar duyuluyordu (3).
1915-1916
New Orleans caz toplulukları, Californiya ve New York’ ta çalmaya başladı. Los Angeles’ ta çalışan kornetçi Freddie Keppard’ ın güçlü bir tonu vardı. Ancak taklit edilmek-ten korktuğu için çok az plak yapmıştı (3).
Scott Joplin’ in operası “Treemonisha” Harlem’ de sahneye kondu, ne yazık ki beğenil medi (3).
Caz sanatçıları minsrel’ lar ve vodvil tiyatrolarında çalmaya başladı (3).
1917-1918
Joe “King” Oliver (kornet), bu yıllarda henüz yirmi yaşında iken New Orleans’ ın önde gelen müzisyenlerinden biri olmuştu (3).
Coleman Hawkins (saksafon), şarkıcı Mamie Smith’ in gezici topluluğunda çalıyor, kendine özgü stili dikkat çekiyordu (3).
Caz ilk kez filme alınıyor, Original Dixieland Jazz Band “The Good For Nothing” adlı filmde görünüyordu (3).
Original Dixieland Jazz Band ‘ ın ilk caz plakları müthiş satıyordu (3, .
1919-1920
Kid Ory (trombon) New Orleans’ tan Los Angeles’ a geçti. Burada cazı geniş kitlelere tanıttı (3).
Louis Armstrong Mississipi nehir gemilerinde çalışmaya başladı (3, 6).
Original Dixieland Jazz Band İngiltere turnesine çıktı (3).
Çalışanların dinlenme haklarına saygı gösterilmeye başlanınca sinema, dans, kayıt sa-nayii hızla gelişmeye başladı (3).
1920
New Orleans Ritm Kings: New Orleans’ tan Chicago’ ya göç eden George Brunies (trombon) ve Paul Mares (trompet) tarafından kurulmuştu (3).
Washington’ lu Duke Ellington ile New Jersey’ li Sonny Greer dans orkestrası kurdu (3).
Broadway’ de ilk kez caz müziği sahnelendi (3).
Caz içki yasağı nedeni ile birçok yasa dışı kulübün vazgeçilmez müziği oldu (3).
1921
Bessie Smith “ Blues İmparatoriçesi ” 1920′ lerin en önde gelen siyah şarkıcısı oldu (2, 3).
Kid Ory ilk siyah plağı yaptı: “Ory’ s Creole Trombone” (3).
Westinghouse şirketi ticari radyo yayınlarını başlattı (3).
1922
King Oliver Chicago’ da çalışıyordu. Louis Armstrong ‘ u yanına çağırdı. İki sanatçı New Orleans cazını biçimlendirmeye başladı (3, 6, .
Kansas City’ de Bennie Moten (piyanist) ün kazandı (3).
Mamie Smith blues plağı yapan ilk bayan oldu: “Crazy Blues” büyük başarı kazandı (3).
Paul Whiteman klasik müzikle cazı kaynaştırmaya çalıştı: “ Senfonik Caz ” adını verdiği bu müzik aslında sulandırılmış cazdan başka bir şey değildi. Ancak yine de beyazlara cazı sevdirmişti (3, 6, .
1923
Sidney Bechet (klarnet, saksafon) Armstrong’ a tek rakipti (3).
Jerry Roll Morton Chicago’ da plak doldurmaya başladı (3).
King Oliver topluluğu ilk plağını yaptı (3).
1924
Fletcher Henderson en saygın caz topluluklarını kurdu. Büyük solocular yetiştirdi (8). Radyolarda caz, blues çalınıyor, siyah müzik hızla yayılıyordu (3).
1925
Louis Armstrong “ Hot Fives” ile cazın klasikleri sayılacak bazı kayıtlara başladı. Trompetinin yanısıra tümü ile kendine özgü sözsüz scat şarkıcılığını başlattı: “Heebie Jeebies”
Elektrik, kayıt teknolojisine girdi.
Yazar Scott Fitzgerald ünlü romanı “The Great Gatsby, Çılgın Yirmiler” de dönemi “ Caz Çağı ” olarak isimlendirmişti.
1926
Earl Hines, müthiş tekniği olan, ilk büyük piyano virtüözü idi. Chicago toplulukları onu paylaşamıyordu (3).
Bix Beiderbecke (trompet), güzel tonu, cümleleri, Louis Armtrong’ u hatırlatan beyaz trompetçi idi (3, . ve saksafoncu ortağı Frankie Trumbauer Detroit’ te ünlü bir dans orkestrasına katıldı (3).
Beyaz müzisyenler Chicago tarzı adı verilen hızlı, ateşli bir tür caz çalmaya başladı (3).
Caz topluluklarının sayısı ile birlikte ciddi caz eleştirmenleri de artmaya başladı (3).
Radyo yayıncılığı gelişiyordu (3).
1927
Duke Ellington topluluğu “Cotton Club” te çalmaya başladı. “Black and Tan Fantasy” ile New Orleans etkileri taşıyan yeni bir tarz geliştiriyordu (3, .
Paul Whiteman kendisini “Cazın Kralı” ilan etmişti. Oysa yaptığı müziği fazla ciddiye alan olmadı (2, 3, .
Louis Armstrong yeni akımlara rağmen grubu “Hot Seven” ile cazın ağır taşlarından biri idi (3).
Jelly Roll Morton topluluğu “Red Hot Peppers” ile plak yaptı.
1928
Saksafon daha yaygın kullanılmaya başlandı (3).
“Stride” adı verilen ragtime piyano stilinde bir çok virtüöz yetişti (3).
Louis Russell , ünlü trompetçi Henry Red Allen ‘ i öne çıkaran parlak bir orkestra anlayışı geliştirdi. Topluluk daha sonra Louis Armstrong’ un sürekli orkestrası oldu (3).
Chicago’ nun gece yaşamı gangsterler arası çekişmeler yüzünden sönükleşti. Bu arada artan gece kulübü sayısı ise caz müzisyenlerine yaradı (3, 6).
1929
Jerry Roll Morton, Duke Ellington, Fletcher Henderson ilgi ile izleniyordu (3).
Bessie Smith ‘ in başrolünü oynadığı “St. Louis Blues” filminde Fletcher Henderson topluluğu da yer almıştı (3).
Wall Street krizi ABD ekonomisini sarstı. Müzik tercihlerinin değişmesine yol açtı. Blues eski popülerliğini kaybetmeye başladı (3).
1930
Ekonomik kriz boyunca yaşam savaşı veren caz müzisyenlerinden pek azı iş bulabildi (3).
Duke Ellington ‘ un jungle revüleri uluslararası ününü arttırdı (3).
Gangsterlerin denetimindeki Kansas City’ de gece kulüplerinde danssever kitleye yöne-lik swing türü caz patlama yaptı (3, 6).
1931
Alkol sorunu olan Bix Beiderbecke 28 yaşında öldü (1, 3, .
“ Savoy ”: Harlem’ in en popüler dans salonuydu. Ellington, Cab Calloway ve Chick Webb sık sık burada sahneye çıkardı (3).
Radyo yayınlarının yayılması ve diğer ekonomik güçlükler plak sanayiini güç durumda bıraktı (3).
1932
Lester Young (klarnet, saksafon), Kansas City’ de Blues Devils ‘ de çalışıyordu (3).
Benny Goodman, 20 yaşlarındaki virtüöz klarnetçi, New York’ un en çok aranan müzisyenlerinden biri idi. Swingin kralı oldu (1, 2, 3, .
Dans müziğine ilgi artınca bölge toplulukları ortaya çıktı (3).
Bill Bojangles’ Robinson “ tap dans ” ın en büyük ismi idi (3).
1933
Billy Holiday genç, duygulu şarkıcı ünlenmeye başlamıştı (3,
Swingin lirik dehası Belçikalı çingene gitarcı Django Rheinhard ‘ ın soloları Paris’ te yeni bir çığır açtı. Kemancı Stephane Grapelli ile grup kurdu (3, .
Amerika’ da artık hemen evde radyo vardı. İlk canlı konser kayıtları yayınlanmaya başlandı (3).
İçki yasağı sona erince caz yerüstüne çıktı. Caz müziği ile çılgınca danseden gençler hızla çoğalıyordu (3).
1934
Benny Goodman kendi topluluğunu kurdu. Radyoda geç saatlerde yayınlanan kendi programını başlattı (3).
Fats Waller son derece parlak bir stride piyanisti ve besteci idi. Caz ve pop şarkıla-rından oluşan plaklar doldurdu (2, 3, 6).
Kansas City’ de tutku ile alto saksafon çalan 14 yaşındaki Charlie Parker , Lester Young ‘ ın peşinden ayrılmıyordu (3, 6).
Caz big band ‘ı 5 bakır üfleme, 4 kamışlı ve 4 ritm çalgısı ile standartlaşıyor, bakır üflemeliler ile kamışlı üflemeliler birbirleri ile çağrı-yanıt şeklinde söyleşiyorlardı (3).
1935
Art Tatum adlı kör piyanist müthiş stride tekniği ile caz ve klasik müzik dünyasını kendine hayran bırakıyordu (1, 3, .
Yeni yeni ortaya çıkan radyo disk-jokeyleri, Benny Goodman ‘ ın ününü hızla yayıyor, swing dönemini başlatıyorlardı (3, .
Mikrofon caz şarkıcılığını değiştirdi (3).
1936
Bill “Count” Basie, Bennie Moten ‘ ın Kansas’ taki topluluğunda çalışıyordu. Moten’ ın beklenmedik ölümü üzerine bu topluluktan yeni bir grup oluşturdu (3, .
Cool ve derin bir tona, geniş cümlelere sahip olan Lester Young, Count Basie toplu- luğuna katıldı (1, 3, .
Armstrong “Pennies from Heaven” adlı filmde oynadı. Hırslı menajeri Joe Gleaser onu yavaş yavaş çok yönlü bir gösteri sanatçısına dönüştürüyordu (3).
Jimmy Dorsey (saksafon), swing döneminin popüler orkestra şeflerinden biri idi (1, 3, .
1937
Şarkıcı Cab Calloway ticari anlamda en başarılı siyah orkestra şefi idi. Birlikte çalıştığı genç trompetçi Dizzy Gillespie tarafından, bir tartışma sırasında kalçasından bıçaklandı (1, 3, 6, .
Three Deuces: Chicago’ da Art Tatum ‘ un da çalıştığı ünlü gece kulübü idi (3).
Juke Box (müzik makinesi) çoküntüden sonra müzik piyasasını biraz olsun canlandır-mıştı (3, 9).
Caz müzisyenlerinin kayıt sürelerini sınırlayan 78′ lik plaklar yerine yavaş yavaş daha düşük devirli plaklar deneniyordu (3).
1938
Charlie Parker etkilendiği Lester Young’ tan çok daha hızlı ve armonik anlamda çok daha serüvenci çalışı ile kitleleri hayretler içerisinde bırakıyordu (1, 3, 6, .
Artie Shaw, Benny Goodman’ ın klarnetteki en yakın rakibi idi. “Begin the Beguine” ona büyük ün getirdi (1, 3, .
“Carnegie Hall” caza kapılarını açıyordu. Swing müziğe egemen olmuş, saygınlık kazanmıştı (3).
Bazı küçük çaplı plak kuruluşları ticari olmayan caza yönelmişti (2, 3).
Bazı gençler karmaşık akor düzenleri üzerinde çalışıyordu (3).
1939
Coleman Hawkins, 5 yıl sonra Avrupa’ dan döndü. Cazın en önemli unsuru olan melodi yerine akorlar üzerine oturan “Body and Soul’ u yaptı (1, 3, .
Yazar ve düzenlemeci Billy Strayhorn, Duke Ellinton ‘ a katılınca cazın şaheserleri ortaya çıktı (1, 3, .
Piyanist Teddy Wilson ‘ un Billy Holliday ile yaptığı plaklar caz şarkıcılığında çığır açtı (1, 3, .
Swing artık bir mainstream olgusu idi.
Avrupa’ da savaş patladı. Caz işgale uğrayan ülkelerde özgürlük ve başkaldırının simgesi oldu (3).
1940
Kenny Clarke (davul), vuruşlarını bas davuldan zillere kaydırdı. Böylece daha hafif ve gevşek bir ritm ve ataklı vurgular geliştirdi (3, .
Ben Webster (tenor saksafon), en yaratıcı dönemine girmekte olan Duke Ellington ‘ un orkestrasına katıldı (1, 3, .
“ Minton’s Playhouse ”: 108. Caddedeki kulüpte uzun süre swing starları boy göster-mişti. Yeni dönemde Kenny Clarke burada cazın yönünü değiştiren bazı müzisyenler ile birara-ya geldi (1, 3, .
Jimmy Blanton , Ellington’ un genç basçısı. Solistlere tıpkı gitarcıların yaptığı gibi hız-lı, melodik yanıtlar vermeye başlayarak basın eşlikçi konumunu değiştirdi (3, .
1941
Charlie Christian, Benny Goodman’ ın yıldız gitarcısı idi. Bob gitarının kurucusu ve amplifikatör kullanımının öncülerindendi (1, 3, .
Bopçular temel akorları arttırarak, daha yukarıdaki notalardan doğaçlama yapmaya başladılar (3, .
Amerika’ daki ırkçı tutuma karşı tavır alan siyah müzisyenlerin sayısı her geçen gün ar- tıyordu (2, 3, 4).
1942
Charlie Parker, sololarında bluesları baş döndürücü bir hızla çalıyor, kah uçuyor, kah konuyordu (1, 3, 6, .
Lionel Hampton (davul, vibrafon) hala durulmayan swing müzisyenlerinden biri idi (1, 3, .
Dizzy Gillespie bebop döneminin ilk topluluklarından biri olarak Onyx ‘ te çalmıştı (3).
Ticari olmadığı öne sürülse de bop hızla yayılıyordu (3).
Savaş sırasında peş peşe alınan vergiler nedeni ile gece kulüpleri küçük topluluklar çalıştırmaya başlamıştı. Bu da bepopa yaradı (3).
Amerikan müzisyenler Federasyonu plak satışlarından pay alıyordu. Bu yüzden bop neredeyse yeraltına inmişti (3).
1943
Bud Powell (piyanist), sağ eli ile çaldığı melodiler, nefesli soloları andırıyordu (1, 3).
Swing döneminin ünlü piyanisti Earl Hines , topluluğuna Gillespie ve Parker ‘ ı da katıyordu (1, 3, .
Coleman Hawkins yeniden plak yapmaya başladı. Beboptan etkilenmiş görünüyordu (1, 3, .
1944
Max Roach (davul) Charlie Parker’ a akıl almaz bir uyum içerisinde eşlik ediyordu (3, .
Thelonious Monk sert ve vurgulu tekniği, buruk besteleri ile 20. yüzyıl klasikleri arasına giriyordu (1, 3, .
Coleman Hawkins, emektar kornetçi Bunk Johnson ilk bop plaklarını yaptı (3).
1945
Şarkıcı Billy Eckstine ilk siyah bop yıldızı oluyordu (3, .
Miles Davis (trompet), müzik okulu öğrencisi iken Parker ‘ ın peşinden ayrılmıyordu (3, 6, .
Orkestralar ekonomik sıkıntı yüzünden dağıldıktan sonra swing basının ilgisini çekti (kör ölür, badem gözlü olur) (3).
II. Dünya Savaşı biterken modern caz genç kuşağa sesleniyordu (3).
1946
Stan Getz sahneye çıkıyor (3).
Dizzy Gillespie (trompet) bebop ve küba dans müziğini aynı anda kucaklıyordu: Cubop ‘ un doğumu (3) New York’ ta Afro-Cuban patlaması oluyordu (3)
Stan Kenton gibi “mektepli” müziyenler big band’ ler kuruyor.
Bebopun karmaşık yapısı, gösteri dünyasının isteklerine uymayışı cazı ciddi sanat ko- numuna getiriyordu.
1947
Louis Jordan ‘ ın çaldığı blues ve swingi birleştiren jump , rock çağının habercisi idi (3).
Miles Davis ve Gill Evans daha yumuşak, daha yavaş bir caz tınısı peşindeler (3)
Savaş sonrası Miles Davis ve Thelonious Monk gibi genç kuşak cazcılarının ilk plak kayıtları yapılıyordu (3).
Bopçular keçi sakal bırakıyor, bere takıyordu. Uyuşturucu bu kesimi de pençesine almıştı (3).
1948
Stan Kenton latin cazı türünde “The Peanut Vendor” u yaptı (1, 3, .
Chano Pozo, Dizzy Gillespie orkestrasına girdi. Aynı anda birden çok ritm vuruyordu. Afrika köklerine yaslanan şarkıcılığı dinleyenleri hayrete düşürüyordu. Harlem’ de çıkan bir çatışmada öldü (3).
Miles Davis ve Gil Evans ‘ ın Birth Of The Cool topluluğu New York’ taki Royal Roost ‘ ta ancak birkaç akşam çalabildi (3).
Norman Granz ‘ ın turnelerindeki konserleri caz yıldızlarının katılımı ile jam session ‘ lara dönüşüyordu (3).
Bazı caz müzisyenleri din değiştirerek, müslüman isimleri alıyordu (3).
1949
Mary Lou Wiliams, parlak bir besteci ve piyanistti. Bop döneminin önde gelen müzisyenlerindendi. Gillespie ‘ ye besteler veriyordu (3, .
Paris Caz Festivali ‘ ne Charlie Parker ve diğer bop yıldızları katıldı. Avrupa yeni cazı tutku ile kucaklıyordu (3).
“Birth of the Cool” albümü piyasaya çıktı (3).
1950
Stan Kenton’ un 43 kişilik, yarı-senfonik, Modern Müzikte Yenilikler adlı orkestrası ABD turnesine çıktı (3, .
Frank Sinatra milyonlarca dolarlık anlaşma yaparak radyoda çıkmaya başladı (3).
Louis Armstrong 50. yaşını kutladı. Tarzını hiç değiştirmemişti. Yeni orkestrası All-Stars ‘ la turneye çıktı (3).
Count Basie orkestrası dağıldı (3, .
Benny Goodman turneleri durdurdu (3).
Plak sanayii gelişiyor, plaklar ucuzluyordu. Uzunçalara daha uzun doğaçlamalar kaydedilebiliyordu (3).
1951 Lennie Tristano (piyano) yalın, süzülmüş doğaçlamaları cool caz ‘ı etkiliyordu (3)
West Coast ‘ ta daha çok beyazların yaptığı cool caza benzer yumuşak bebop tarzı sevilmeye başladı (3).
Rock and roll ‘ un doğumu: Alan Freed (beyaz radyo disk-jokeyi) boogie-woogie rithm and blues , country ve jump ‘ın birleştirilmesi ile yaratılan, çılgınca dans edilen yeni bir müzik türünün isim babası oluyordu (2, 3).
Elvis Presley ve Chuck Berry, rock’ n roll kralı olma yolunda yarışıyorlardı (3, .
1952
Dizzy Gillespie ‘ den ayrılan Milt Jackson (vibrafon) ile John Levis (piyanist) Modern Jazz Quartet ‘ i kurdular (3, .
Lennie Tristano New York’ ta arkadaşları ile cool caz okulu açtı (3). Chet Baker. Yumuşak tonlu, romantik beyaz trompetçi (1, 3,
Uzunçalarların gelişmesi sonucu Duke Ellington birkaç bölümden oluşan suit ‘ ler yazdı. Bop yıldızlarının Kanada turnesi sırasında Toronto Massey Hall ‘ deki konser canlı olarak kaydedildi (3).
George Russel (davulcu) caz teorilerini içeren ünlü kitabını yazdı: “ Lydian Chromatic Concept Of Tonal Organisation ” (3)
1953
Gerry Mulligan ve Chet Baker’ ın piyanosuz dörtlü grubu West Coast tarzında albüm yaptı (3).
Horace Silver (piyanist, besteci). Bebop ve gospel karışımı yeni bir akımı “ hard bop ” haberliyordu (3). Bill Halley (country şarkıcısı) “Rock Around The Clock” ve “Shake Rattle and Roll” adlı şarkıları çok seviliyor.
1954
Ella Fitzgerald doğaüstü sesi ile swing türü caz şarkıları söylüyordu. Norman Granz ile birlikte çalışıyordu (1, 3, .
Horace Silver ve dinamik davulcu Art Blakey hard bop topluluğu “ The Jazz Massengers ” ı kurdular (3).
İlk caz tarihi derlemesi yapıldı (3).
Charlie Parker 34 yaşında öldü (1, 3, 6).
1955
Clifford Brown (trompet), Max Roach (davul) ve Sonny Rollins ile önde gelen hard bop topluluklarından birinde çalıyordu. Ertesi yıl araba kazasında yaşama veda etti (3).
Max Roach aynı zamanda siyah haklarının ateşli bir savunucusu idi (3, .
“ Newport ” en uzun yaşayan caz festivallerinden biri oldu.
Miles Davis trompetinde harmon susturucu kullandı (3).
Elvis Presley (Memphis’ li kamyon sürücüsü) daha yirmisinde milyoner oluyordu (3).
1956
Charles Mingus (bas), besteleri ve yazıları güçlü bir caz temeli oluşturuyordu (3).
Miles Davis Newport Festivali ‘ nden sonra “Workin” ve “Steamin” albümleri ile hard bop’ un tepesine fırlıyordu.
Dizzy Gillespie Amerikan Dış İşleri Bakanlığı’ ınca müzik elçisi olarak atanıp dünya turnesine çıktı. Bu artık ABD hükümetinin ulusal değer olarak sahiplendiği cazı dünyaya tanıtmak ve yaymak istediğini gösteriyordu (3).
Louis Armstrong “ Satchmo ”, “A Musical Autobiography” de yer alan bazı parçaları-nı yeniden kaydetti. Kendini yenileyememişti. Parçalar ilk çıktıkları günün adeta karbon kağıdı ile kopyası idi (3, . Eisenhover yönetimi insan haklarını koruyan uygulamaları ile dikkat çekiyordu (3).
1957
Thelonious Monk bu yıldan başlayarak olağanüstü plaklar yaptı. Cazın en saygın müzisyenlerinden biri konumuna geldi (3, .
Jimmy Smith (org) Hammond orgu ile güçlü doğaçlamalar yapmaya başlamıştı (3).
Cecil Taylor, Ellington, Brubeck, Stravinski ile birlikte perküsyon ağırlıklı hard bop yapıyordu, ilk defa plak kayıtlarına başladı (3).
1958
Sonny Rollins (saksofon) coşkulu, pırıltılı, hiçbir zaman ne yapacağı belli olmayan bir doğaçlamacı idi (1, 3, .
Lee Morgan (trompet) çarpıcı bir stil yakalamıştı (3).
Ornette Coleman bazılarına göre dahi, bazılarına göre şarlatandı. Charlie Parker’ dan sonra en başarılı saksofoncu idi (3, .
1959
Bill Evans “ Kind of Blue ” adlı benzersiz çalışması, ardından bir dizi plağı ile bir anda ünleniyordu (1, 3). Count Basie hala yeni mainstream dalgasının en önde gelen isimlerindendi (3).
Jackie Mc Lean (saksofon) yırtıcı bir hard bop altocusuydu (3).
Çift hoparlör (stereo) sistemi ilgi görmeye başlıyordu (3).
1960
John Coltrane (saksofon) hem baladda hem de yüksek tempolu parçalarda olağanüstü idi. Soprano saksofonu kullanmaya başlamıştı (3, .
“Sketches of Spain” İspanyol temalarından oluşan bu albümde Miles Davis ilk defa orkestra önünde solo çalıyordu (3).
Max Roach, cazla insan haklarına ait çok açık mesajlar veriyordu (3).
Ornette Coleman “ özgür caz ” ın yaratıcısı oldu (1, 3, .
1961
Elvin Jones (davul) , John Coltrane Dörtlüsü ‘ nde çalıyor, müthiş hayranlık uyandırıyordu. Mc Coy Tyner grubun diğer dinamosu idi (3).
Özellikle İngiltere’ de New Orleans-Chicago tarzı bir tür caz doğdu (3).
Elvin Jones davulculuğu yeniden tanımladı (3, .
Gençlik rock’ n roll ‘ a kayınca gece kulüpleri zor durumda kaldı (3).
1962
Stan Getz yumuşak cümleleri ile dinleyiciyi her zaman sakinleştirirdi (3).
Latin vurgulu caz samba sı bir anda gece kulüplerinde patlama yaptı. “Desafinado”, “Girl From Ipanema” listelere girip hit oldu.
Liverpool’ lu ritm’ n blues topluluğu The Beatles popüler olmaya başladı (3).
Rusya ve Amerika Küba’ da sıcak çatışmanın eşiğine geldiler. Nükleer savaş gündemde idi. Folk müziğinde olduğu gibi cazda da bazı protest örneklere rastlanıyordu (3).
1963
Yusuf Latif (saksofon, flüt). Asya ve Ortadoğu çalgıları ve tekniklerinin caz tınısına önemli ölçüde katkısı olabileceğini gösterdi (3).
Afro-Amerikan müzik dünya popuna yön veriyor. James Brown Harlem’ deki müthiş disko “ Apollo ” da konsere çıkıyor (3).
Yeni bir caz anlayışı filizleniyor: Albert Ayler (saksofon) ölçüler ve akorlar bakımından Ornette Coleman ‘ dan çok daha arınmış bir tarza yöneliyor (3).
Martin Luther King Washinton’ da “Bir Düşüm Var” diye başlayan konuşmasını yapıyor. Alabama’ da bir bomba 4 siyah genç kızın ölümüne neden oluyor (3).
1964
Eric Dolpy (flüt, klarnet, altosaksofon), yeni arayışların adamı idi. Henüz 36 yaşında iken hayata veda etti.
John Coltrane “A Love Supreme” de benzersiz bir saksofon ustalığı gösteriyor (3).
Carla Bley ve Mike Mantler önderliğinde “Caz Bestecileri Orkestra Birliği” kuruldu. Bu girişim bir free jazz hareketi idi (3).
1965
Sıra dışı şef Sun Ra ‘ nın kendi adına yaptığı albümler bir kült yaratıyordu (3).
Albert Ayler eski New Orleans tınısı ile en uç atonal çalışı bir araya getiriyordu (3).
Ornette Coleman kemanı ile, John Coltrane saksofonu ile Albert Ayler gibi atonal bir doku ve ritm arıyordu (3).
Özgür caz henüz kitlelere ulaşamasa da birlik üyesi müzisyenlerin yaratıcı arayışları sürüyordu (3).
Malcolm X öldürüldü. Los Angeles’ te ırkçı ayaklanmalar sonucu 39 kişi yaşamını yitirdi (3).
1966
Cannonball Adderley (saksofon), “Mercy Mercy Mercy” ile soul caz hareketini güçlendiriyordu (3).
Lee Morgan (trompet), Hank Mobley (saksofon) ile birlikte çalıyor: “The Sidewinder” funky blues tarzı parçası hit oluyor (3).
Black Power (siyah güç) gündemde. “ Kara Panter Partisi” kuruluyor (3).
1967
Rahsaan Roland Kirk pek çok çalgıyı ustalıkla, birkaç saksofonu aynı anda çalabili- yordu (3).
John Coltrane ‘ e yeni katılan Pharoah Sanders (saksofon) Ayler ‘ in tahtını işgal ediyordu (3).
Gospel etkisindeki Aretha Franklin “Respect” ile listelerin en üst sıralarına yerleşti (3).
Miles Davis popülizme kaçarak jazz rock topluluğu kurma hazırlıkları yapıyor. Yalnız değil, başkaları da benzer çalışmalar içerisinde (3, .
Duke Ellington ve free cazcılar bir araya geliyor (3).
Irk ayırımcılığı tartışmaları Vietnam’ da hızla artan siyah asker kayıpları nedeni ile yeniden alevleniyor (3).
1968
Archie Sheep (saksofoncu, oyun yazarı, aktör). Cazın, siyah klasik müzik olarak kabul edilmesi için çalışmalar yapıyor. Özgür müziği politik başkaldırının simgesi olarak görüyor (3).
Cecil Taylor avant-garde piyano virtüözitesinin doruklarında geziniyor (3).
Eubie Blake (ragtime piyanisti) 80 yaşından sonra müziğe dönerek caz önceki dönemi yeniden yaşatıyordu (3).
Amerika’ lı özgür müzisyenler Avrupa’ da çalışmaya başladılar (1, 2, 3).
Amiri Baraka (radikal siyah yazar) şiirlerini Sun Ra ‘ nın müziği ile özdeşleştiriyor (3).
Dr. Martin Luther King Mempis’ te öldürüldü. Siyah halkın isyanı büyüyordu (3).
Vietnam’ da barış görüşmeleri başladı (3).
1969
Charlie Haden (bas) “Liberation Music” ile devrimci şarkılara caz kimliği kazandırıyor (3).
Art Ensemble Of Chicago iki ay içerisinde kaydettiği altı albümle bütün caz gruplarının en ilericisi ve teatrali olarak ün kazanıyor (3).
Miles Davis ‘ in “Bitches Brew” albümü, rock ritmindeki alt yapısı, elektronik doku önündeki caz soloları ile o güne kadar en çok satan plak oluveriyor (3).
Jimmy Hendrix free caz kadar blues’ a dayalı müziği ile gitarla doğaçlamanın önünü tamamen açıyor (3).
Rock’ çı Frank Zappa ile kemancı Jean Luc Ponty Hot Rats adlı albüm üzerinde çalışıyorlar (3)
1970–1971
Chick Corea (piyanist), Dave Holland (bas) ile birlikte Miles Davis ‘ ten ayrılarak sıradışı müzisyen Antony Braxton ‘ la Circle adlı free caz topluluğunu kurdu (3). Louis Armstrong ‘ un 6 Haziran 1971′ de New York’ ta ölümü bütün dünyada üzüntü yarattı (3). Black Jazz ve Strata East gibi küçük plak şirketleri siyahların sosyal sorunlarını gözönünde tutuyordu (3).
1972-1973
John McLaughlin ‘ in Mahavishnu Orkestrası Hint müziğini rock ritmleri ile harmanlayıp caz müziğine uyarlıyordu (3).
Freddie Hubbard. Olağanüstü bop trompetçisi. Ticari füzyonu o da deniyor (3, .
Scott Jopplin ‘ in başrollerini Paul Newman ve Robert Redford’ un oynadığı “The Sting” adlı filme yaptığı müzik ragtime ‘ ı yeniden gündeme getiriyor (3).
Miles Davis ‘ ten ayrılan Joe Zavinul ile Wayne Shorter ‘ Life Time ‘ da jazz rock yapıyorlar (3).
ABD Vietnam’ dan çekiliyor. Ancak güveni sarsılmış müzisyenler sisteme tepki duyuyorlar (3).
1974–1975
Bir başka eski Miles Davis Topluluğu üyesi, Keith Jarreth elektronik müziği reddediyor, duyarlı bir solo piyano üslubu geliştiriyordu. Eserleri klasik müzik, country ve Bill Evans’ tan esintiler taşıyordu. “ Köln Konseri ” canlı kaydı, o güne kadar en çok satan solo piyano albümü idi (3).
Büyük saksafoncu Wayne Shorter, Weather Report ‘ ta iken sakindi. Latin Amerika gezilerinden sonra tarzını değiştirdi (3).
Eski West Coast altocusu Art Pepper uyuşturucu belasından kurtulup klasik bop ‘ a dönüş yaptı (3).
1976-1977
Sıradışı şarkıcı Betty Carter 60′ ların ve 70′ lerin ticari girdabına kapılmadan “Dont Call Me Man” ile turnesine devam ediyordu (3).
Gitarcı George Benson soul jazz albümü ile Nat King Cole ‘ e benzeyen sesini duyurmaya başladı (3).
Disko müziği batıyı kasıp kavuruyordu (3).
Hard bop davulcusu Dexter Gordon, Avrupa’ da geçirdiği 13 yıldan sonra New York’ a döndü (3).
Rock’ n Roll kralı Elvis Presley henüz 42 yaşında iken öldü. Servetinin 1.000.000 doları bulduğu tahmin ediliyordu (3).
1978-1979
Swing tenorcusu Scott Hamilton , Benny Goodman ile çalışmaya başladı. Mainstream caz ‘ ın önemli kişileri arasına girdi (3).
Herbie Hancock, Chick Corea ile bir dizi akustik piyano düeti başlattı. “I Tought It Was You” listeleri altüst etti (3).
Missouri’ li gitar virtüözü Pat Metheny ‘ nin albümü çok satıyor. Füzyon ‘ un da romantik ve derin olabileceğini, kalıcı temalar içerebileceğini gösteriyor (3).
Gil Scot-Heron , dans ilahı, caz şairi, söz yazarı. Irkçılık, uyuşturucu ve adalet üzerine sert bir söylem içerisinde idi (3).
1980-1981
Jack DeJohnette (davulcu, piyanist) düşgücü yüksek fusion ‘ cu. “Special Edition” dizisi yavaş yavaş ünlü olacak (3).
Carla Bley sahnede kayıtsızlığı, teatral yanı, umursamaz hali ile kendine özgü bir çıkış arıyordu (3).
Miles Davis, “Man With A Horn” ile müziğe dönüyor, Cool Jazz Festivali ‘ ne katılıyordu (3).
Airto Moreria ve eşi Flora Purim Brezilya ritm ve vokallerinin önde gelen fusion ‘ cuları idi. 70′ lerde başlayan rüzgârları hala esiyor (3).
Sonny Walkman satışları patladı. İnsanların müzik dinleme alışkanlıkları değişmeye başladı (3).
1982-1983
Wynton Marsalis (New Orleans’lı trompetçi). Art Blakey ve Herbie Hancock ‘ ile çalışmalarının ardından kendi başına uçmaya başlıyor. Müzikte Grammy alıyor (3).
Norveç’ li saksofoncu John Garbareck caz ile Avrupa halk müziğini kendine özgü bir biçimde birleştiriyor (3).
Bobby McFerrin Cool Jazz Festivali ile çıkışını yapıyor (3).
1984-1985
Pat Metheny, David Bowie ile “This Is Not America” da bir araya geliyor. Ornette Coleman ‘ ın sınır tanımaz free caz beşlisi ‘ ne katılıyor. Ortaya “Song X” çıkıyor (3).
Klasik müzik icracılarına verilen Sonning Ödülü ‘ nü, “Aura” albümünde Danimarkalı müzisyenler ile farklı bir orkestral çalışma yapan Miles Davis alıyor (3).
Don Cherry sadece bir dünya müziği öncüsü değil. Lou Reed ve Ian Durry ile caz ve reggae plakları da yapıyor (3).
1986-1987
Bir zamaların ele avuca sığmaz free caz müzisyeni Pharoah Sanders ateşli tınısı, büyüleyici temposu, şarkı sözleri ile diskolarda (3).
Courtney Pine adlı genç tenorcu İngiltere’ de caza ilgiyi yeniden canlandırıyor (3).
Michael Brecker (saksofon) müziğe başladıktan 20 yıl sonra ilk kez bir albüm yapıyor ve başarılı oluyor (3, .
Başlıca plak şirketleri pekçok eski kaydı yeniden plak yapıyor. Bopa dayalı bir caz anlayışı Avrupa ve Amerika’ da yeniden canlanıyor (1, 3).
Klasik Bop geri geliyor. Bir yandan da caz funk da hala satıyor. “ M-Base” grubu ile John Zorn ‘ un stiller arası gezintileri ilgi görüyor (3).
Compact Disk ‘ ler müzik mağazalarında görülmeye başlıyor (3).
1988-1989
John Scofield, Miles Davis’ in eski gitarcısı. Bop, swing ve Hendrix ‘ i karıştırarak 80′ li yılların en heyecan verici fusionlarını elde ediyor (3).
Greg Osby, Steve Coleman ve şarkıcı Cassandra Wilson “M-Base ” grubunun üyeleri idi (3). Clint Eastwood uzun süredir düşlediği caz filmini çekti. Bu bir Charlie Parker Biografisi idi. “Bird” filminin müziğini büyük saksofoncunun özgün soloları oluşturuyordu (3).
İngiltre’ de plak şirketleri acid jazz modası yaratıyor. Caz söylemi ile dansedilebilir vurgular bir araya getiriliyor (3).
“M-Base ” grubunun üyeleri idi (3). Clint Eastwood uzun süredir düşlediği caz filmini çekti. Bu bir Charlie Parker Biografisi idi. “Bird” filminin müziğini büyük saksofoncunun özgün soloları oluşturuyordu (3). İngiltre’ de plak şirketleri acid jazz modası yaratıyor. Caz söylemi ile dansedilebilir vurgular bir araya getiriliyor (3).
Alıntı: muzikgretmenleriyiz.net
=======BAŞADÖN=================================
AGSL GİRİŞ SINAVLARI VE FORMU :
AGSL sonunda olması gerektiği gibi olarak ayrıldı. Sanat ve spor liseleri şeklinde.. Sınav giriş tarihleri takvimi yayınlandı. Google’da “agsl sınav giriş takvimi” diye aratırsanız tüm okulların listelerini görebilirsiniz.
Sınava girmeden önce doldurmanız gereken formlar için lütfen BURAYI tıklayınız.
Alıntı: muzikgretmenleriyiz.net
=======BAŞADÖN=================================
=======BAŞADÖN=================================
Dizek1:
=======BAŞADÖN=================================
Dizek 2:
=======BAŞADÖN=================================
Copyright © 2014 Melahat YILMAZ, TURKEY. All rights reserved.
=============================================